Bazý tarihler vardýr; takvim yapraklarýnda sýradan bir gün gibi görünür ama hafýzalarda silinmez bir iz býrakýr. Aradan yýllar geçse de, anlatýldýðýnda insanýn boðazýný düðümleyen, kelimeleri aðýrlaþtýran günlerdir bunlar. 20 Ocak 1989 da Türk futbolu için iþte böyle bir gündür. O sabah Samsunspor kafilesini taþýyan otobüs Havza yakýnlarýnda yoldan çýktýðýnda, sadece bir takýmýn yolculuðu yarým kalmadý. O uçurumdan aþaðýya, bir þehrin umudu, bir ligin vicdaný ve milyonlarýn yüreði savruldu.
Samsunspor’un Malatya deplasmanýna doðru çýktýðý bu yolculuk, Türk spor tarihinin en büyük trajedilerinden biri olarak hafýzalara kazýndý. Kýrmýzý ve beyazýn yanýna, o günden sonra asla silinmeyecek bir renk daha eklendi: SÝYAH...
Hedef Malatya, Durak Ebediyet
1980’li yýllarýn sonu, Samsunspor için sadece baþarýlý bir dönem deðil, ayný zamanda bir rüyanýn yaþandýðý yýllardý. Tanju Çolak’lý günlerin hemen ardýndan kurulan bu kadro, Türkiye 1.Lig’inin en iddialý ekiplerinden biri haline gelmiþti. Güçlü oyuncu yapýsý, disiplinli futbol anlayýþý ve þampiyonluk hedefiyle yola çýkan Samsunspor, Anadolu’dan çýkan büyük bir futbol hikâyesi yazýyordu.
1988–1989 sezonunda da tablo farklý deðildi. Kýrmýzý-beyazlý ekip, zirve yarýþýnýn içinde, Malatya deplasmanýna umutla hazýrlanýyordu. Kimsenin aklýnda kötü bir ihtimal yoktu. Çünkü bu sadece bir deplasman yolculuðuydu; her hafta yapýlan, alýþýlmýþ bir lig rutiniydi.
Ancak 20 Ocak 1989 sabahý saatler 09.30’u gösterdiðinde, Samsunspor kafilesini taþýyan 55 DU 637 plakalý kulüp otobüsü Havza ilçesi yakýnlarýnda karþý yönden gelen 61 AC 535 plakalý kamyonla çarpýþtý. Çarpýþmanýn etkisiyle otobüs kontrolden çýktý ve uçuruma yuvarlandý. O an, Samsunspor tarihinin ve Türk futbolunun en karanlýk anlarýndan biri olarak kayda geçti.
Bu feci kazada Samsunspor, üç futbolcusunu, teknik direktörünü ve otobüs þoförünü kaybetti. Hayatta kalanlar ise aðýr yaralarla yaþam mücadelesi verdi.
Kazanýn Ardýndan: Ýlk Yardým ve Dayanýþma
Kaza sonrasý yaþananlar, Türk futbolunun belki de en onurlu dayanýþma örneklerinden birine sahne oldu. Samsunspor otobüsünün hemen arkasýndan, Diyarbakýrspor deplasmanýna gitmekte olan Çarþambaspor kafilesi geliyordu. Kazayý gören Çarþambasporlu yönetici, futbolcu ve görevliler, hiç düþünmeden durdu.
Yaralý Samsunsporlu futbolcular ve görevliler tek tek otobüsten çýkarýldý. Havza Devlet Hastanesi’ne taþýndýlar. Çarþambaspor kafilesindeki birçok isim kan verdi, saatlerce hastanede bekledi. O gün rekabet, forma renkleri ve lig hesaplarý bir kenara býrakýldý. Sahada rakip olanlar, hayatýn içinde kardeþ oldu.
Kazadan kurtulan birçok Samsunspor mensubu, aðýr yaralarla ya da kalýcý sakatlýklarla yaþamlarýna devam etmek zorunda kaldý.
Ligin Onur Þampiyonu
Bu büyük facianýn ardýndan Samsunspor için lig artýk ikinci plandaydý. Kulüp, 1988–1989 sezonuna devam edemedi. Kalan tüm karþýlaþmalarýnda hükmen 3-0 maðlup sayýldý. Ancak Türkiye Futbol Federasyonu, yaþanan bu benzersiz trajedi karþýsýnda özel bir karar aldý.Samsunspor ligden düþürülmedi ve o sezon “Ligin Onur Þampiyonu” ilan edildi. Bu karar, futbolun sadece skorlarla deðil, vicdanla da ilgili olduðunu gösteren nadir örneklerden biri olarak tarihe geçti.
Yitip Giden Canlar
Nuri Asan – Bir Hocadan Fazlasý
Samsunspor’un teknik direktörü Nuri Asan, sadece bir futbol adamý deðil; kulübün hafýzasýydý. Oyuncularýna bir baba gibi yaklaþan Asan, bu yolculuktan geri dönemedi. Bugün Samsunspor tesislerinin onun adýný taþýmasý, bu baðlýlýðýn en somut göstergesidir.
Muzaffer Badalýoðlu – Sessiz Kahraman
Sahada çalýþkanlýðýyla tanýnan Muzaffer Badalýoðlu, formasýný teriyle ýslatan bir futbolcuydu. Genç yaþta aramýzdan ayrýldý ama adý, Samsunspor tarihine onurla kazýndý.
Mete Adanýr – Kýbrýs’tan Samsun’a Uzanan Hayal
Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti’nin yetiþtirdiði en önemli futbolculardan biri olan Mete Adanýr, Samsunspor formasýyla büyük hedefler kuruyordu. O hayaller, Havza yolunda yarým kaldý.
Zoran Tomiç – Yabancý Deðil, Bizden Biri
Samsunspor’un Yugoslav oyuncusu Zoran Tomiç, kýsa sürede camianýn sevgisini kazanmýþtý. Kazadan yaralý olarak kurtulsa da hastanede hayata gözlerini kapadý. Onun ölümü, acýnýn sýnýr tanýmadýðýný bir kez daha gösterdi.
Asým Özkan – Direksiyon Baþýndaki Emek
Yýllarca takýmý güvenle taþýyan þoför Asým Özkan da bu kazada hayatýný kaybetti. O da Samsunspor’un görünmeyen ama vazgeçilmez parçalarýndan biriydi.
Kurtulan Devler
Bu kazadan sað çýkanlar, hayata bambaþka bir yerden tutundu. Kimi sahalara veda etti, kimi baþka acýlarla yaþamayý öðrendi.• Emin Kar: Aðýr yaralanarak belden aþaðýsý felç kaldý. Futbolculuk hayatý sona erdi. Yýllar sonra Samsunspor Baþkanlýðý yaptý. 2021 yýlýnda hayata veda etti. Emin Kar 2015 yýlýnda verdiði bir röportajda þunlarý söylemiþti.
“26 yýldýr o 3 saniyeyi hiç unutmadým…”
"Sisli ve puslu bir havaydý, kar vardý. Otobüsün zincirini çýkarttýk. Çünkü Havza'da zincirle gidecek kadar yerde kar yoktu. Þoförümüz rahmetli Asým Özkan aðabey, çok tecrübeli bir insandý. Karþýdan gelen kamyon þoförünün hatasýydý ve bize gelip çarptý. Diðer futbolcu arkadaþlarým uyuyordu ama ben en arkadaki 4'lü koltukta yolu izliyordum. Kazayý saniye saniye gördüm. Özelikle son 3 saniyeyi 26 yýldýr unutamadým. Ýnanýlmaz bir panik vardý otobüsün içinde. Zaten gözümü günler sonra hastanede açtým. Bir futbolcuyken artýk tekerlekli sandalyede hayatýmý sürdürüyorum. Eþimin ve çocuklarýmýn desteði sayesinde tekrar yaþamayý öðrendim."• Erol Dinler: Bir kolunu kullanamaz hale geldi, futbol hayatý erken bitti.
• Þanver Göymen: Yaralarýna raðmen sahalara dönmeyi baþardý.
• Orhan Kýlýnç: Futbola devam etti, ancak 1994 yýlýnda baþka bir trafik kazasýnda hayatýný kaybetti.
• Kasým Çýkla: Mücadeleden vazgeçmedi, futbola devam etti.
• Fatih Uraz: Yaralarýna raðmen kariyerini sürdürdü.
• Burhanettin Beadini: Yaþadýðý travma sonrasý futbolu býrakmak zorunda kaldý.
• Yüksel Öðüten: Sahalara dönerek futbol hayatýna devam etti.
• Uður Terzi: Kazadan sonra yeniden ayaða kalktý.
• Yüksel Özan (Menajer): Yaralý kurtuldu.
• Halil Albayrak (Malzemeci): Aðýr yaralar nedeniyle malulen emekli oldu.
Samsunspor Neden Kýrmýzý-Beyaz-Siyah?
Kazanýn ardýndan kulüp yönetimi, tarihi bir karar aldý. Samsunspor’un simgesi olan kýrmýzý ve beyaz renklere, yasýn ve hatýrlamanýn rengi siyah eklendi. Bu, geçici bir tercih deðil; kalýcý bir hafýza kararýydý.
Siyah renk, Samsunspor armasýna ve formalarýna iþlendi. O günden sonra Samsunspor sadece bir futbol kulübü deðil, ayný zamanda bir anma geleneðinin temsilcisi oldu.
Kulüp tarafýndan yapýlan açýklamalara göre bu miras her sezon yaþatýlmaya devam ediyor. Özellikle üçüncü formalar, bu acýnýn ve hafýzanýn sembolü olarak tasarlanýyor. 2019–2020 sezonunda, kazanýn 30. yýlýna özel olarak tamamen siyah bir forma tanýtýldý. Baþkan Yüksel Yýldýrým, bu formayý “toplumsal sorunlara dikkat çeken bir proje” olarak tanýmladý.
Sonuç
O sezon Samsunspor sahaya çýkamadý. Resmiyette ligde kaldý ama gerçekte çok daha büyük bir unvan kazandý. Halkýn kalbinde þampiyon oldu.
Bugün Samsun’a yolu düþen her futbolsever, Nuri Asan Tesisleri’ndeki o anýtýn önünde durur. Çünkü o otobüs hâlâ o yoldadýr. Ve o futbolcular, hâlâ bizimledir.
Tarih: 12/30/2025
Son Güncelleme: 2/5/2026