Futbol tarihi, sadece ayaklarýyla topa yön veren binlerce yetenekle doludur; ancak zihnini halkýnýn özgürlüðüne adayanlarýn sayýsý bir elin parmaklarýný geçmez. Socrates Brasileiro Sampaio de Souza Vieira de Oliveira, nam-ý diðer "Doktor", yeþil sahalarýn gördüðü en aykýrý, en entelektüel ve en romantik figürlerden biriydi. Daðýnýk kývýrcýk saçlarý, kirli sakalý, gökyüzüne yumruk gibi kalkan asil duruþu ve alnýna baðladýðý "Demokrasi" yazýlý bandajýyla o, bir futbolcudan ziyade 19. yüzyýldan ýþýnlanmýþ bir devrimciye benzerdi. Onun için futbol, sadece gol atmak deðil, kitlelere adaleti ve hürriyeti anlatmanýn en estetik yoluydu.
"Benim galibiyetlerim sadece sahada deðil, halkýmýn özgürlüðündedir" diyen Socrates, futbolu basit bir spor dalý olmaktan çýkarýp toplumsal bir eyleme dönüþtürdü. Bir elinde týp diplomasý, diðer elinde bir kadeh içki ve aðzýnda sigarasýyla askeri diktatörlüðe meydan okurken, aslýnda her pasýyla bir duvarý yýkýyordu. O, sahanýn içinde bir sanatçý, dýþýnda ise halkýn saðlýðýný ve haklarýný düþünen bir bilgedir. Socrates'i anlamak, sadece 1982 Brezilya'sýný deðil, insanýn onuru için verdiði bitmek bilmeyen savaþý anlamaktýr.
FUTBOLCU KÜNYESÝ
| Tam Adý Soyadý : | Sócrates Brasileiro Sampaio de Souza Vieira de Oliveira |
| Doðum Tarihi : | 19 Þubat 1954 |
| Doðum Yeri : | Belem, Para, Brezilya |
| Ölüm Tarihi : | 4 Aralýk 2011 |
| Ölüm Yeri : | Sao Paulo, Brezilya |
| Mevkii : | Ofansif Orta saha |
| Kariyer Baþlangýç : | Botafogo-SP (1974) |
| Kariyer : |
1974-1978 Botafogo-SP 1978-1984 Corinthians 1984-1985 Fiorentina 1986-1987 Flamengo 1988-1989 Santos |
| Kariyer Sonu : | Santos (1989) |
Týp Fakültesinden Yeþil Sahalara: Alýþýlmadýk Bir Kariyer
Socrates’in profesyonel kariyeri 1974 yýlýnda Botafogo-SP’de baþladý. Ýlginç olan, o yýllarda sadece futbol oynamýyor, ayný zamanda týp fakültesindeki eðitimine devam ediyordu. Birçok antrenmana týp kitaplarýyla gelen genç Socrates, dört yýl boyunca bu kulüpte hem gollerini attý hem de "Doktor" unvanýný alacaðý akademik temelini attý. 1978 yýlýna kadar süren bu dönem, onun disiplinle bohem yaþamý sentezlediði ilk yýllardý.
1978 yýlýnda transfer olduðu Corinthians, Socrates’in sadece bir futbolcu deðil, bir ideolog haline geldiði yer oldu. Altý yýl boyunca formasýný terlettiði bu kulüpte, futbol tarihine geçecek olan "Corinthians Demokrasisi" hareketini baþlattý. Sahada gösterdiði akýl almaz performansla taraftarlarýn sevgilisi olurken, kulübün yönetim biçimini deðiþtirerek bir spor kulübünün nasýl bir sivil toplum kuruluþuna dönüþebileceðini dünyaya gösterdi.
1984 yýlýnda Ýtalya’nýn yolunu tutarak Fiorentina’ya transfer oldu. Ancak Avrupa’nýn katý disiplini ve endüstriyel futbol anlayýþý, onun özgür ruhuyla pek uyuþmadý. Ýtalya günlerinde kendisine neden orada olduðu sorulduðunda,
"Ýtalyan iþçilerin hayatýný gözlemlemek ve Gramsci'yi asýl vatanýnda okumak için"
diyecek kadar derin bir bakýþ açýsýna sahipti. Bir yýllýk Ýtalya macerasýnýn ardýndan ülkesine dönme kararý aldý.
Brezilya’ya dönüþünde 1986-1987 yýllarýnda Flamengo formasý giydi. Burada efsane Zico ile tekrar buluþtu. Kariyerinin son demlerinde ise 1988-1989 yýllarýnda Santos’ta oynayarak profesyonel düzeydeki aktif futbol yaþantýsýný noktaladý.
Milli Takým kariyeri ise bir destan gibidir; 1979-1986 yýllarý arasýnda giydiði "Seleçao" formasýyla çýktýðý 60 maçta 22 gol attý ve 1982 ile 1986 Dünya Kupalarý'nda tüm dünyanýn hayranlýkla izlediði o estetik takýmýn kaptanlýðýný ve liderliðini üstlendi.
Socrates’in oyun stili de kiþiliði gibi benzersizdi. Sahada vücudunu döndürmeye üþendiði için sýk sýk baþvurduðu söylenen topuk paslarý, aslýnda onun oyunu herkesten saniyelerce önce okuduðunun kanýtýydý. O, sýrtý kaleye dönükken bile sahayý bir satranç tahtasý gibi görebiliyor, kimsenin hayal edemeyeceði pas kanallarýný topuðuyla açabiliyordu. Bu zarif stil, onun futbol felsefesinin en saf özetiydi:
Minimum fiziksel çaba, maksimum zeka.
Futbolu býraktýktan yýllar sonra, 2004 yýlýnda 50 yaþýndayken Ýngiltere'nin amatör lig ekiplerinden Garforth Town'da bir aylýðýna futbolcu/antrenör olarak sahaya çýkmasý, onun oyuna olan bitmek bilmeyen aþkýnýn bir göstergesiydi. Hayatýnýn son döneminde ülkesinde pratisyen hekim olarak çalýþan Socrates, 2004 yýlýnda yaþayan en iyi 125 futbolcu listesine Pelé tarafýndan bizzat dahil edilerek onurlandýrýldý.
Doðu’nun Beckenbauer’i: Bir Firarýn Gölgesinde Savrulan Hayat
Corinthians Demokrasisi: Bir Devrimin Ayak Sesleri
Socrates’in futbol dünyasýna býraktýðý en büyük miras kulüpler, kupalar veya goller deðil; "Corinthians Demokrasisi" hareketidir. 1980'lerin baþýnda Brezilya askeri diktatörlükle yönetilirken, Socrates ve arkadaþlarý kulüp içinde eþi benzeri görülmemiþ bir yönetim modeli kurdular. Artýk kulüpteki her karar; antrenman saatlerinden, öðle yemeðinde ne yeneceðine, transferlerden kamp sürelerine kadar her þey oylama ile belirleniyordu.
Malzemenin baþýndaki iþçiden takýmýn yýldýzý Socrates'e kadar herkesin oyu eþitti.
Bu hareket, sadece kulüp içi bir düzenleme deðil, diktatörlüðe karþý verilmiþ en sert sivil itaatsizlik örneðiydi. Takým sahaya çýkarken formalarýnýn arkasýnda "Demokrasi" yazýyor, sandýk baþýna gitme çaðrýsý yapýyordu. Ünlü sloganlarý "Ganhar ou perder, mas sempre com democracia" (Kazansak da kaybetsek de, her zaman demokrasiyle) sadece futbolu deðil, bir halkýn yaþama biçimini temsil ediyordu. Socrates, stadyumlarý devasa birer oy sandýðýna çevirerek halkýn bilincini uyandýrdý.
1982: Dünyanýn En Güzel Maðlubiyeti
1982 Dünya Kupasý, futbolun hem zirve yaptýðý hem de en büyük yasýný tuttuðu turnuvadýr. Socrates, Zico, Falcao ve Eder’li o büyüleyici Brezilya kadrosu, estetik ve hücum futbolunun yeryüzündeki son kalesi gibiydi. Oynadýklarý oyun, izleyenleri hipnotize eden bir sanat gösterisiydi. Ancak çeyrek final grubunda Ýtalya karþýsýnda alýnan 3-2’lik maðlubiyet, sadece Brezilya’yý kupadan elemedi; ayný zamanda "romantik futbolun" da sonunu getirdi.
Socrates’e göre bu maðlubiyet bir trajediydi ancak savunduklarý deðerlerden bir þey götürmemiþti. "Güzel futbolun ölümü" olarak nitelendirilen bu maçtan sonra bile o, sonuca deðil, oyunun ruhuna sadýk kaldý. Ona göre sahada sergilenen zarafet, skor tabelasýndaki rakamlardan çok daha kalýcýydý. 1982 Brezilya’sý þampiyon olamadý ama futbolu seven herkesin kalbinde "ebedi þampiyon" olarak kaldý.
Lilian Thuram : Yeþil Sahalarýn Filozofu
Bir Entelektüelin Portresi ve Hüzünlü Veda
Socrates, sahanýn dýþýnda tam bir bohem ve entelektüeldi. Sigarasýndan ve içkisinden asla vazgeçmedi; çünkü o, mükemmel bir sporcu prototipi olmak deðil, hayatý tüm kusurlarýyla yaþayan bir insan olmak istiyordu. Sosyoloji, felsefe ve politika üzerine yazdýðý makalelerle Brezilya’nýn entelektüel hayatýna yön verdi. Halkýn içindeki "Doktor" imajý, sadece diplomasýndan deðil, dert dinleyen ve çözüm üreten bilge karakterinden geliyordu.
Socrates, 4 Aralýk 2011 günü baðýrsak enfeksiyonuna baðlý komplikasyonlar nedeniyle hayata gözlerini yumdu. Ancak ölümü bile bir efsaneye dönüþtü. 1983 yýlýnda verdiði bir röportajda,
"Corinthians'ýn þampiyon olduðu bir pazar günü ölmek istiyorum"
demiþti. Kaderin muazzam bir cilvesi olarak, öldüðü günün akþamýnda Corinthians þampiyonluðunu ilan etti. Brezilya medyasý bu durumu "Dileði gerçek oldu" manþetleriyle duyurdu. O pazar günü Brezilya sokaklarý hem þampiyonluk çýðlýklarýyla hem de "Doktor" için dökülen gözyaþlarýyla sarsýldý.
Futbolun Sessiz Meleði : Andres Escobar
Sonuç: Kýrýk Bir Kadeh ve Sonsuz Saygý
Lilian Thuram’ýn ten rengi üzerinden yükselttiði ýrkçýlýkla mücadele bayraðý neyse, Socrates’in askeri postal sesleri altýnda yükselttiði özgürlük bayraðý da odur. Ýkisi de futbolun sadece bir oyun olmadýðýný, büyük bir kitle iletiþim ve deðiþim aracý olduðunu kanýtlamýþ dev isimlerdir.
Thuram sahada adaleti, Socrates ise demokrasiyi savunmuþtur.
Bugün modern futbolun endüstrileþtiði, oyuncularýn birer reklam yüzüne dönüþtüðü ve ruhun yerini tamamen rakamlara býraktýðý bir dünyada, Socrates’in hatýrasý bir kutup yýldýzý gibi parlamaktadýr. O, kýrýk kadehindeki son yudumla bile bize þunu fýsýldar: Futbol, ancak halkýn nefesiyle birleþtiðinde ölümsüzleþir.
Hoþça kal Doktor, topuk paslarýn sonsuza dek hafýzalarýmýzda kalacak.
Garrincha Kimdir? Futbolun Sakat Çocuðunun Efsane Hikâyesi
Okur Yorumlarý
Bu konu hakkýnda henüz fikir belirtilmemiþ.
Ýlk yorumu siz yapýn!



